الْقَلَمُ أَحَدُ اللِّسَانَيْنِ
Kalem iki dilden biridir.
Zahirde bir kelime gibi görünür… fakat bâtında bir kapıdır. Burada yazılanlar, kendini arayana değil; kendini bulmaya hazır olana açılır.
16.05.2026
Bu yol, yalnızca okunan bir bilgi yolu değildir; yaşanan, taşınan, sabırla pişilen bir mânâ yoludur.
16.05.2026
Nefsin ilk ve en karanlık mertebesi emmâredir. Bu nefs, kötülüğü yalnızca istemez; ondan zevk de alır.
16.05.2026
Levvâme mertebesinde nefs artık uyanmaya başlar. Kötülük yaptığında pişman olur, kendini kınar, tevbe eder.
16.05.2026
Cenâb-ı Hak, Şems sûresinde nefse fücurunu ve takvâsını ilham ettiğini bildirir. İşte mülhime mertebesi, kalbin ilhama kabiliyet kazanmaya başladığı mertebedir.
16.05.2026
Cenâb-ı Hak, Fecr sûresinde "Ey mutmain olmuş nefs" diye hitap eder. İşte bu mertebe, kalbin ıstıraptan huzura yöneldiği mertebedir.
16.05.2026
Râdıyye mertebesinde kul, Rabbinden gelen her şeye razı olmayı öğrenir. Bela ile sefa, darlık ile genişlik, keder ile sürur onun nazarında aynı kapıya çıkar.
16.05.2026
Mardıyye makamı, ariflerin makamıdır. Burada kul yalnız Allah'tan razı olmakla kalmaz; Allah'ın razı olduğu bir hâle de erişir.
16.05.2026
Kâmile mertebesi, Allah dostlarının en seçkinlerine ait yüce bir makamdır. Gavsların, kutupların ve büyük velilerin hâli burada anlaşılır.
16.05.2026
İnsan yalnız görünen bedenden ibaret değildir. İçinde latif merkezler vardır. Bunlar zorla açılmaz; zikir, edep, mürşid nazarı ve sabırla uyanır.