Evladım, nefsin ilk ve en karanlık mertebesi emmâredir. Bu nefs, kötülüğü yalnızca istemez; ondan zevk de alır. Kibir, benlik, hırs, şehvet, kıskançlık, cimrilik, kin, intikam ve hiddet bu mertebenin gölgeleridir.
Bu hâlde insan kendini haklı, başkasını kusurlu görür. Hatasını savunur, günahına mazeret bulur, nefsinin sesini hakikat zanneder. Kalp daralır, ruh sıkılır, huzur uzaklaşır. Rüyalar çoğu zaman karışık, korkulu, karanlık ve nefsânî olur.
Bu kapıda ilk ilaç tevbedir. Dil istiğfar eder, kalp "Lâ ilâhe illallah" ile benliği kırmaya başlar. Çünkü bu kelime, yalnızca bir zikir değil; nefsin tahtını yıkan ilâhî bir kılıçtır.
Bil ki bu mertebede büyük hâller aranmaz. Tayy-i mekân, keşif, yakaza beklenmez. Önce nefsin zinciri gevşemelidir. Emmâre kapısında talebeye düşen şey; tevbe, istiğfar, sabır ve mürşid terbiyesine teslimiyettir.
Editör — M.U.
www.radyomevlana.com