Bir talebe kapıya geldi ve "Beni alın" dedi. İçeriden ses geldi: "Sen varken alamayız." Talebe gitti, yıllarca nefsini terbiye etti. Sonra döndü ve "Ben yokum" dedi. Kapı açıldı.
Bir talebe, "Çok zikir ediyorum" dedi. Mürşid cevap verdi: "Zikir seni değiştirmiyorsa, sen zikretmiyorsun."
Bir talebe, "Rüyamda uçtum" dedi. Mürşid sordu: "Kanatların var mı?" Talebe sustu. Mürşid dedi ki: "O hâlde uçtuğunu değil, nefsinin ne istediğini düşün."
Bir talebe, "Kalbim yanıyor" dedi. Mürşid buyurdu: "Temizlik başladı."
Bir talebe, "Kalbime söz geliyor" dedi. Mürşid sordu: "Onu söyleyen kim?" Çünkü her gelen söz ilham değildir; bazısı hırsız gibi gelir.
Bir talebe, "Nefsimi yenemedim" dedi. Mürşid dedi ki: "Onu yenmeye çalışma, önce beslemeyi bırak."
Bir talebe, "Yalnız kaldım" dedi. Mürşid tebessüm etti: "Kalabalığın fazlalığından kurtuldun."
Bir talebe, "Ne zaman olacak?" dedi. Mürşid cevap verdi: "Bu soru oldukça olmaz."
Evladım, acele eden kaybeder. Bekleyen pişer. Gören susar. Konuşan kaçırır. Edep yükseltir, sabır büyütür, zikir arındırır.
Editör — M.U.
www.radyomevlana.com