Evladım, yol ehlinin en çok aldandığı kapılardan biri rüya ve keşif kapısıdır. Çünkü insan gördüğünü hemen hakikat zanneder. Hâlbuki her görülen doğru değildir.
Rüyalar üç kısma ayrılır:
Rahmânî rüya huzur verir, sade ve nettir. Kalbi yumuşatır, tevazuyu artırır.
Nefsânî rüya günlük düşüncelerin, arzuların ve bastırılmış isteklerin görüntüsüdür. Çoğu zaman insanı önemli hissettirir.
Şeytânî veya vehmî rüya korku, sıkıntı, vesvese ve karışıklık doğurur.
Altın ölçü şudur: Gördüğün şey seni küçültüyor, tevazuya ve kulluğa çağırıyorsa üzerinde durulabilir. Seni büyütüyor, "Ben özelim" dedirtiyorsa nefsin kokusu vardır.
Yakaza, uyanıkken iç âlemden bazı görüntülerin, seslerin veya işaretlerin belirmesi hâlidir. Göz açıktır ama dikkat iç âleme yönelmiştir.
Fakat evladım, yakaza kapısı çok incedir. Burada konuşma, diyalog kurma, peşine düşme. Geleni çağırma, geleni kovma. Sadece şahit ol ve geç.
Çünkü yakazada üç kaynak olabilir: rahmânî işaret, nefsânî hayal veya vehmî karışıklık. Bunu ayırt etmeden hüküm vermek talebeyi yoldan çıkarabilir.
Keşif, perdenin bir an aralanmasıdır. Kalp gözüyle bir mânâyı sezmek, bir hakikati içten bilmek veya bir işareti fark etmektir.
Ama keşfin de ölçüsü vardır. Eğer keşif seni edebe, ahlâka, tevazuya ve zikre götürüyorsa hayra işarettir. Eğer seni iddiaya, gösterişe ve üstünlük hissine sürüklüyorsa orada nefs devreye girmiştir.
Unutma evladım: Keşif değil, edep önemlidir. Görüntü değil, dönüşüm önemlidir. Hâl değil, ahlâk önemlidir.
Editör — M.U.
www.radyomevlana.com