M e R S i N   M e V L a N a   R a D Y o S u

~ Hakkımızda ~ Radyo Playeri ~ Radyomuza Destek Veren Firmalar ~ İletişim ~ Radyo Kodu ~

                            

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Muhakkak ki Allah katında kabul gören tövbe
Konudaki Cevap Sayısı
0
Sonraki
Sonraki Konu
Konuyu Açan Kişi
admin
Görüntülenme Sayısı
751
Önceki
Önceki Konu
Gönder  Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 1 Oy - 5 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Muhakkak ki Allah katında kabul gören tövbe
admin 
Administrator

Üye Bilgileri

Üye no: 1
Kayıt : Jun 2012
Rütbe : Administrators
Mesaj Sayısı : 11,596

Rep Puanlaması

Rep Ver:

Mesajlaşma Bilgileri

Mesaj: #1
Muhakkak ki Allah katında kabul gören tövbe
Allah hangi günahı işleyenlerin tevbesini kabul etmez?

TÖVBE VE TÖVBENİN ŞARTLARI KİMLERİN TÖVBESİ KABUL OLMAZ

Muhakkak ki Allah katında (kabul gören) tövbe ancak bilmeden kötülük işleyip de sonra hemen tevbe edenlerinkidir İşte Allah bunların tövbesini kabul eder Allah Alim'dir Hakimdir (Nisa:17)

Bu ayete göre; Allah (cc)'nun kabul edeceği tevbenin iki şartı vardır:

1 - İşlenen günah bilmeden işlenmiş olmalıdır

2 - İşlenen günahtan en kısa zamanda tevbe edilmelidir

Ayette geçen "bilmeden kötülük işleyip" lafzından kasıt; işlenen amelin günah olduğunu bilmemek manasında değildir Çünkü günah olduğunu bilmeden günah bir amel işlemek tevbeyi gerektirmez ve Alah (cc) işlediği amelin günah olduğunu bilmeyen kişiye ceza vermez

Ayetteki bilmeden günah işlemekten kasıt; şehvetin ve kızgınlığın akla hakim olduğu zaman işlenen suçun sonunu düşünmeden günah işlemektir Çünkü kişi Allah'ın vereceği mükafaat ile vereceği ceza arasında doğru bir değerlendirme yapsaydı bu günahı işlemezdi O kişi işlediği amelin günah olduğunu bildiği halde cahilce bir değerlendirme yaptığı için günah işlemiştir

Bu nedenle sahabeler günah işleyenler hakkında şöyle demişlerdir: "Her günah işleyen cahildir"

Katade (ra) şöyle demiştir:
"Rasulullah (sas)'in ashabı toplanmış ve şöyle demişlerdi:

"allah'a karşı ister bilerek ister bilmeyerek yapılan suçlar cehaletten meydana gelmiştir" (Abdurrezzak İbn-i Cerir)

Ebu Aliye (ra) şöyle demiştir:

"Rasululah (sas)'in sahabeleri şöyle derlerdi:

"Kulun işlediği her günah cehaletindendir" (İbn-i Cerir İbn-i Münzir Abd b Humeyd)

Bir kimsenin işlediği amellerin günah olduğunu bildiği halde günah işlemesi onun cahil olduğunu gösterir Çünkü kişi o anda menfaatinin nerede olduğunun iyi bir değerlendirmesini yapmadığı için günah işler Bunun sebebiyse; ya şehvetinin ya da kızgınlığının aklına hakim olmasıdır

Ayetin; "bilmeden kötülük işleyip" kısmındaki cahillikten kastın; günah olduğunu bilmemek olmadığını şu ayet de desteklemektedir:

Alllah(cc) Yusuf (as)'ın şöyle dediğini haber vermektedir:

"Eğer onların tuzaklarından beni uzaklaştırmazsan onlara uyar ve cahillerden olurum" (Yusuf: 33)
Her iki ayetteki "cahillerden" sözü aynı manadadır Yani günah olduğunu bilerek bir takım sebeplerden dolayı işlemek

İşlenen günahtan en kısa zamanda tövbe etme şartına gelince:

Ayetteki; "hemen tevbe edenlerin" sözünden kasıt; ölmeden önce tövbe edilmesidir

Ölümün ne zaman geleceği bilinmediği ve her an vuku bulması ihtimal dahilinde olduğu için; "nasılsa tövbe kapısı daha kapanmadı" deyip günahlarından tövbe etmede ihmalkar davrananların ne kadar büyük bir yanlışta oldukları açıktır Çünkü bu tövbe fırsatını her an kaybedebileceğini düşünen aklı başında kişiler işlemiş oldukları günahlardan tevbe etmekte bir an geri kalmazlar

İnsanlar bu ayeti ve tefsir alimlerinin sözlerini yanlış anlayarak; "nasılsa tevbe kapısı daha açıktır Ölmeden önce tevbe ettiğimizde allah'ın affedeceği söylenmektedir Tefsir alimleri de böyle söylemişlerdir" diyenler günahlara ve tevbede ihmale ise devam etmişlerdir Halbuki ölümün her an başlarına gelebileceğini düşünseydiler bir an bile tevbe etmekte tereddüt etmezlerdi allah(cc) bu sebeple ayette; "min karib" (hemen) kelimesini zikretmiştir Bu ise; ölümün ne zaman geleceğinin belli olmadığını herkese çok yakın olduğunu göstermektedir

Ayetteki; "hemen tevbe edenler" bölümünü Tefsir alimlerinin; "ölünceye kadar tevbe ederler" şelinde tefsir etmeleri günah işleyen kimselerin tevbeyi ihmal etmeleri için değil tevbenin geçerli olduğu zamanın süresini göstererek insanların ümitsizliğe düşmemelerini sağlamak ve Allah(cc)'nun yapılan tevbeleri her zaman kabul edeceğini bildirmek içindir Rasulullah (sas)'in tevbenin ölüm anına kadar geçerli olduğunu haber veren hadisleri hep bu sebeple söylenmiştir Bundan sonraki gelecek ayet de bunu ifade etmektedir


Ebu Hureyre (ra)'dan Rasulullah (sas)'in şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir:

"Kim güneş batıdan çıkmadan önce tevbe ederse Allah onun tevbesini kabul eder" (Müslim)
Ebu Zerr (ra)'dan Rasulullah (sas)'in şöyle buyurduğu rivayet olunmuştur:
"allah (cc) ta ki hicab (örtü) ininceye kadar kulun tevbesini kabul eder ve onu affeder"

Sahabeler:

"Ya Rasululah! Hicabtan kasıt nedir?" diye sorduklarında Rasulullah (sas):

"Nefesin müşrik olarak ölmesidir" diye cevap verdi (Ahmed sahih senedle)

Rasulullah (sas) şöyle buyurdu:

"Allah (cc) kulun tevbesini ruhu boğazına gelmeden önceki zamana kadar kabul eder" (Tirmizi Ahmed İbn-i Mace Hakim) (Zehebi ve Hakim bu hadis için sahih dediler)

İşte bu hadisleri ve ayeti açıklayan tefsir alimleri şöyle demişlerdir:

"Bu hadisler ve ayet; ruh gırtlağa gelmeden önceki zamana kadar tevbe kapısının açık olduğunu göstermektedir Bu sebeple insanlar tevbe konusunda umutsuzluğa kapılmamalı tevbe etmekten vazgeçmemelidir Yaşantının her anında işlenen günahtan tevbe etmek mümkündür Yoksa bu söz insanların: "hala yaşıyoruz tevbe kapısı da açık tevbe etmeye ne gerek var" deyip günah işlemeye devam etmeleri için söylenmemiştir Bu ancak cahillerin düşünebileceği bir şeydir"

Bu ayet; haram olduğu bilindiği halde nefse veya şehvete uymaktan ya da kızgınlıktan dolayı düşünmeksizin cahilce günah işleyenlerin akılları başlarına geldiğinde ölümü hatırlayarak fırsatı kaçırmadan pişman olup hemen tevbe etmeleri gerektiğini bildirmektedir Böyle yapmayan ve düşünmeyen kişi tevbe imkanını her an kaçırabilir

Günahlardan tevbe etmek farzdır

Allah(cc) bu konuyla ilgili olarak başka ayetlerde şöyle buyuruyor:

"Ey iman edenler! Bir daha dönmemek üzere Allah'a tövbe edin" (Tahrim:

"Bütün bunları yapıp da kim tövbe etmezse işte asıl zalimler onlardır" (Hucurat: 11)

"Şüphesiz ki (o kitap) Rabbinizden mağfiret dilemeniz sonra da tevbe etmeniz içindir" (Hud: 3)

Allah(cc) tevbenin şartlarını yerine getiren bir kişinin tevbesini muhakkak kabul eder Fakat bu allah(cc)'nun kullarına vermiş olduğu bir ikramıdır Yoksa mecbur olduğu için bunu yapmış değildir

allah(cc) bu konuda şöyle buyuruyor:

"Şüphesiz ki O (Allah) kullarının yaptıkları tevbeyi kabul eden günahları bağışlayan ve yaptıklarınızı bilendir" (Şura: 25)

"Muhakkak ki ben tevbe eden iman edip salih amel işleyenleri ve doğru yola girenleri bağışlayıcıyım" (Taha: 82)

Günahtan tevbe etmeyen kişi için iki ceza vardır: Hem işlediği günahın hem de tevbe etmemenin cezası

Haddi gerektiren suçlarda yapılacak tevbe o haddi engellemez Bilerek adam öldüren kimse tevbe etse bile had uygulanır Aynı şekilde hırsızlık yapan zina eden kimseler için de durum aynıdır


Sahih Tevbenin Şartları:

“İşte bunların tevbesini Allah kabul eder”

Günah olduğunu bildiği halde cehaletinden dolayı günah işleyen ve sonra hemen kendine gelerek sahih bir tevbe ile tevbe eden kimsenin günahını Allah(cc) muhakkak affeder

Sahih tevbenin şartları dört tanedir:

1 - İşlenen günahtan dolayı kalben pişmanlık duymak

2 - İşlenen günahı hemen terk etmek

3 - Bir daha böyle günah işlememek için kesin karar almak

4 - Günahı insanlardan değil Allah'tan utandığından terk etmek

İşlenen günaha devam edildiği halde pişman olunduğunu söylemek sözde istiğfar etmek veya hayır ameller yapmak tevbe edildiğini göstermez

Zikredilen bu dört şart tahakkuk etmedikçe özellikle günah olan amel terk edilmedikçe gerçekten tevbe edilmiş olunamaz
Bir zamanlar İhvanı Müslimin'in liderlerinden sayılan S- Havva'ya şöyle sormuşlar:

"Bu devlette İslam'dan alınmayan kanunlar var Biz o kanunlara göre parti kuracağız Şayet bizden milletvekili ve hele de bakan çıkarsa mecliste allah(cc)'nun şeriatine zıd olan bu kanunlara bağlı kalacağımıza dair sadakat ve bağılılık sözü vereceğiz O zaman halimiz ne olur Böyle yapmak küfür değil midir? Bunu yapanın hükmü nedir?"

S- Havva bu soruya şöyle cevap verdi:

"Mecliste vermiş olduğunuz bu söz her ne kadar küfürse de söz ve yeminden sonra tevbe etmeniz yeterlidir"

S- Havva ve onun gibi düşünenlere göre; bir küfür işlendiğinde o küfüre devam edilse bile küfrü işleyen kişinin diliyle; "ben tevbe ettim" veya "Allah beni affetsin" demesi yeterlidir

Böyle bir zihniyete sahip olanlara şöyle denir:

"Allah (cc) tevbenin kabul şartlarını Kur'an'da açık olarak bildirmiştir

"Eğer tevbe eder ve düzelirlerse"(Nisa: 16)

"Muhakkak ki ben tevbe eden iman edip salih amel işleyenleri ve doğru yola girenleri bağışlayıcıyım" (Taha: 82)
Bu ve benzeri ayetler açıkça gösteriyor ki; Allah(cc) ancak işlediği günah ve küfrü terk edenlerin tevbesini kabul eder İşlediği günahı ve küfrünü terk etmediği halde Allah(cc)'dan bağışlanma dileyen allah'la alay etmiş olur

Bu hiç bir baskı söz konusu olmadığı halde puta devamlı secde eden ve bu küfürden dolayı Allah'tan af dileyen kimsenin haline benzer

allah(cc)'nun şeriatini tatbik etmeyen bir devlette milletvekili veya bakan olmak küfürse ki küfürdür bu küfürden kurtulmanın tek çaresi oradan ayrılmak istifa etmektir Yoksa her türlü tövbe ve istiğfarı yapıp bununla birlikte milletvekilliğine veya bakanlığa devam etmek tövbe etmek demek değildir Tıpkı puta secdeye devam edip diliyle tevbe ve istiğfar da bulunmak gibi

S- Havva ve onun zihniyetindeki kişileri allah(cc)' nun ayetlerine göre hareket etmeğe ve fetva verirken Allah(cc)'nun ayetlerini anlayarak fetva vermeğe çağırıyoruz Allah onlara hidayet etsin Aksi taktirde şu ayetler onlara uygun olur:

"İşte bunlar Allah'ın kendilerine lanet ettiği ve bu yüzden kulaklarını sağır gözlerini kör ettiği kimselerdir Bunlar Kur'an'ı hiç düşünmüyorlar mı? Yoksa kalpleri üzerinde kilitler mi var?" “Allah Alim'dir Hakimdir” (Muhammed: 23-24)

Allah(cc) her şeyi gizlisi ve açığıyla en ince noktasına kadar bilir Kimin sahih bir şekilde kimin geçersiz bir şekilde tevbe ettiğini bilir O Hakimdir Hikmeti sahih tevbe etmeyen kişinin tevbesini geçersiz sahih tevbenin şartlarına uygun olarak tevbe edenin tevbesini de geçerli kılar Çünkü O her şeyi yerli yerine koyandır.



'·٠• [~~ Radyo ~ Mevlana ~~] •٠·'

Sosyal Medya Hesabı Kullanmıyoruz İletişim " radyomevlana@hotmail.com " 0546 497 38 69
05-12-2013 08:36 PM
Tüm Mesajlarını Bul

Gönder  Cevapla 



Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  Allah zalimler topluluğuna yol göstermez admin 0 978 06-22-2013 09:33 AM
Son Mesaj: admin
  Rızk tamam ona Allah’ü teâlâ kefil ama çalışmak ibadettir admin 0 845 06-12-2013 01:56 PM
Son Mesaj: admin
  Asla uygun değildir Allah’a inanan kimsenin admin 0 843 06-12-2013 01:51 PM
Son Mesaj: admin
  Evinden çıkarken Allâh'a sığınıyor tesbih diyor tahmid ediyor admin 0 800 06-08-2013 09:39 PM
Son Mesaj: admin
  Allah aşkındaki bütün güzellikleri admin 0 834 06-03-2013 08:25 PM
Son Mesaj: admin
  Şu üç dua vardır ki bunların kabul edileceğinden admin 0 556 06-03-2013 08:22 PM
Son Mesaj: admin
  Diğer yandan Allah'ın kulu olduğu bilincinden admin 0 893 05-23-2013 11:00 AM
Son Mesaj: admin
  O Allah ki yapılan tevbede günahları bağışlar admin 0 805 05-23-2013 10:28 AM
Son Mesaj: admin
  Bizim yolumuza giren bir mürid tövbe edince admin 0 590 05-19-2013 08:56 PM
Son Mesaj: admin
  Allah-u Teala'ya gönülden yönelen, O'nun yolunda admin 0 636 05-17-2013 07:38 PM
Son Mesaj: admin

Muhakkak ki Allah katında kabul gören tövbe
Mesaj SecenekleriOnceki - Sonraki KonuAra / BulYer İmleri
Önceki Konu
Sonraki Konu
Digg thisPost! AddPost to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Addblinklist AddMongolia AddNetscape Newsvine Ekle Stumble


    »»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»

    Türkçe Çeviri :
    MyBB Türkiye, Powered by MyBB, © 2002-2013 MyBB Group