M e R S i N   M e V L a N a   R a D Y o S u

~ Hakkımızda ~ Radyo Playeri ~ Radyomuza Destek Veren Firmalar ~ İletişim ~ Radyo Kodu ~

                                

                                         

 

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Mevlana ne güzel ifade etmiş, “Dil tencerenin kapağına benzer.
Konudaki Cevap Sayısı
0
Sonraki
Sonraki Konu
Konuyu Açan Kişi
admin
Görüntülenme Sayısı
1363
Önceki
Önceki Konu
Gönder  Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 1 Oy - 5 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Mevlana ne güzel ifade etmiş, “Dil tencerenin kapağına benzer.
admin 
Administrator

Üye Bilgileri

Üye no: 1
Kayıt : Jun 2012
Rütbe : Administrators
Mesaj Sayısı : 11,649

Rep Puanlaması

Rep Ver:

Mesajlaşma Bilgileri

Mesaj: #1
Mevlana ne güzel ifade etmiş, “Dil tencerenin kapağına benzer.
Dil kalbin anahtarı. Dil, gönül hazinelerimizin
yağmalanmaması için yaptığımız tılsım.

Mevlana ne güzel ifade etmiş, “Dil tencerenin kapağına benzer. Kıpırdayıp kokusu duyuldu mu ne pişiyor anlarsın” diye.
Dili doğru olanın hâli de doğru olur. İnsanların farklı dilleri konuşuyor olmaları birbirleriyle tanışıp anlaşmaları için değil mi? Bütün dillerin bir tek lisanı yok mu? Lisan-ı hâl…

Öyleyse nasıl konuşmalı, nelerden bahsetmeli?
Güzel söz odur ki; süzülerek âlimlerin, ariflerin bağından, müjde sunar bizlere mutluluk çağından ve gün olur kutlu bir buyruk gibi gelir hakanlar otağından.


“Konuşurken nelere dikkat etmeli?” diye kendi kendime sordum. Bakalım verdiğim cevapları beğenecek misiniz? İsterseniz aynı soruyu sizler de kendinize sorup cevaplandırabilirsiniz. Bazı sözler vardır ki, bir kez söylemek yeterlidir. Ne kadar güzel olursa olsun, söz tekrar edilince usandırır. Yanımızdaki insanları bıktırmamak gerek. Bazı sözlerde vardır ki sık sık tekrar edilir.

“Ettekrarü ahsen velev kâne yüz seksen.” Tekrar güzeldir isterse yüz seksen kere tekrar edilsin, sözünün sırrı biraz da buradadır. “Bir kişiye kırk gün deli dersen deli, velî dersen velî olur” sözünü hatırdan çıkarmamalıdır. İstikrar gerektiren işler için ısrarla bazı sözlerin tekrar edilmesi gerekebilir ancak, günlük konuşmalarda sürekli aynı dili kullanmak ısıtılan temcit pilavından farklı olmaz. “Aç bırakma hırsız, çok söyleme arsız olur” sözü üzerinde iyice düşünmek, bir konuşmak, pir konuşmak gerek.

Dostlar arasında konuşurken sırları sayıp dökmemeli. İçinde sakladığın sürece esirin olan sırrın, açığa vurduğun zaman seni esir edeceğini daima hatırlamalı.
Kendi düşüncelerimizi benimsetmek için nasihat etmeye kalkışmamalı. Aslında kendimizin daima nasihate muhtaç olduğunu bilmeli. “Kişi noksanını bilmek gibi erdem olmaz” demişler…

Konuşurken kimseyi asla suçlamamalı, hele hele elimizde kesin belgeler olmadan başkalarını suçlama hastalığından vazgeçmeliyiz. Kendi kusurumuzla ilgilenmeliyiz. Yüzümüze karşı bizi övenlerden uzak durmalı, kusurlarımızı yüzümüze söyleyen insanların gerçek dostumuz olduklarını bilmeliyiz.

Düşünmeden konuşursak çoğu kez hata yaparız. Kırk ölçüp, bir biçmeliyiz. Düşünmeden konuşan kimse, kendini üzecek cevapları duymaya da hazır olmalıdır. “Neden böyle konuştum” diye üzülmeden önce, “ne söyleyeyim acaba?” diye düşünmek daha iyidir.
İlim ve yetenekle başa çıkamadığımız insanların ardından konuşmamalı, hiç kimseyi arkasından çekiştirmemeliyiz.

Bükemediğimiz bileği öpmesini de bilmeliyiz.
İnsanı dili rezil eder. Cahilin susması konuşmasından hayırlıdır. “Dilim seni dilim dilim dileyim” diye hayıflanmadan önce dilimize sahip olmalıyız.

Konuşurken kendimizi övmemeliyiz. Sizi başkalarının övmesi önemlidir. Siz kendinizi övmeye başladığınız an, aslında kıymetinizi düşürüyorsunuz demektir.

“Cahil cesur olur” derler. Boş teneke güm güm öter ama, içi bal dolu bir tenekeye vurduğunuz zaman tın tın ötmediğini görürsünüz. Konuşmanızdan etrafınızdaki insanlara güzel kokular sirayet etmeli. Kıymetli olan incilerin az bulunduğunu da hatırdan çıkarmamalı.

Sözü yerinde ve zamanında söylemeli, hepsinden de önemlisi daima doğru söylemelidir. Dünyanın hazinelerini de verseler, idam sehpasına da götürseler doğru sözden ayrılmamalı, doğru sözlülerin yardımcısının Allah olduğu hiçbir zaman unutulmamalıdır.

Doğruyu söyleyip zincire vurulmak, yalan söyleyerek zindandan kurtulmaktan daha iyidir.
Yaşça bizden büyük, makam ve mevkiice kendimizden üstün olan insanlara nasihat etme budalalığına düşmemeli, yeri ve zamanı geldiğinde de zalim hükümdarın yüzüne Hakkı haykırmaktan geri durmamalıyız.

Konuşurken dinleyicinin durumunu daima göz önünde bulundurmalıdır. Sadi’nin söylediği gibi, “Mecnunla konuşacaksan eğer, sadece Leyla’nın güzelliğinden bahset.”
Atalar, “Dilin cirmi küçük, cürmü büyüktür” diye boş yere söylememişlerdir elbette.
Billur dudaklardan dökülen şu pırlanta söz hayatımızın düsturu olmalı:
“…Ya hayır söyle, ya sus.”

Dedim ya bunlar benim cevaplarım. Şimdi sıra sizde…
Dilimizi çiçeklerle bezemeye, ağzımızda gül açtırmaya hazır mısınız?

Hayrettin Durmuş



'·٠• [~~ Radyo ~ Mevlana ~~] •٠·'

İnstagram; _medinefm.net_

Twitter; @medine_fm

E-Posta; radyomevlana@hotmail.com
05-18-2013 06:46 AM
Tüm Mesajlarını Bul

Gönder  Cevapla 



Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  müminleri kardeş ilan etmiş aralarındaki sevgi ve admin 0 842 07-01-2013 09:04 PM
Son Mesaj: admin

Mevlana ne güzel ifade etmiş, “Dil tencerenin kapağına benzer.
Mesaj SecenekleriOnceki - Sonraki KonuAra / BulYer İmleri
Önceki Konu
Sonraki Konu
Digg thisPost! AddPost to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Addblinklist AddMongolia AddNetscape Newsvine Ekle Stumble


    »»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»

    Türkçe Çeviri :
    MyBB Türkiye, Powered by MyBB, © 2002-2013 MyBB Group

     

    Ücretsiz Seo yap arabesk radyo