M e R S i N   M e V L a N a   R a D Y o S u

~ Hakkımızda ~ Radyo Playeri ~ Radyomuza Destek Veren Firmalar ~ İletişim ~ Radyo Kodu ~

                                                                         

 
Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde
Konudaki Cevap Sayısı
0
Sonraki
Sonraki Konu
Konuyu Açan Kişi
admin
Görüntülenme Sayısı
873
Önceki
Önceki Konu
Gönder  Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 1 Oy - 5 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde
admin 
Administrator

Üye Bilgileri

Üye no: 1
Kayıt : Jun 2012
Rütbe : Administrators
Mesaj Sayısı : 11,649

Rep Puanlaması

Rep Ver:

Mesajlaşma Bilgileri

Mesaj: #1
Bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde
Çocuğun Yatağı Ne Zaman Ayırılır?

Bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde, çocuğun yatağı ayrılmalıdır. Anne çocukla konuşmalı " artık büyüdün, sana oda hazırladık bundan sonra odanda yatacaksın..."gibi açıklamalar yapmalı ve onu ikna etmelidir. Çocuk yeni duruma uyumsağlayıncaya kadar çocuğun yanında kalmalı ve onu sakinleştirmelidir.

Çocuğun yatağını ayırın -

Çocuklar, ihtiyaçları nedeniyle gece kalkıp anne babanın yanına gelebilir. Bu durumda anne çocuğun ihtiyacını belirleyip yardımcı olmalıdır. 3-4 yaşlarında çocuklar korku gelişebilir. Çocuk korktuğu için gece anne babanın yanına gelir ve onlarla uyamak isteyebilir.

Eğer çocuğunuz gece sizin yanınıza geldiğinde onu uyumaya zorlamayın.

Çocuğu yanınıza alıp uyumaya devam etmeyin.

Çocuğunuzu sakinleştirmeye çalışın

Çocukla birlikte onun yatağına gidin onu rahatlatmaya çalışın

Çocuğun duygularını anlamaya çalışın

Korkularının nedenini anlamaya çalışın

Odada küçük değişilikler yapın

Çocuğa açıklama yapın

Çocuk ağlayarak kararınızdan vazgeçirmeye çalışabilir bu konuda istikrarlı olun

Gün içinde çocuğun odasında vakit geçirmesini sağlayın

Uyumadan önce çocuğunuza masal anlatın, onunla sohbetedin
GENÇLERİ ETKİLİYOR

Aile içinde yaşanan kavgalar, çocukların ileriki yaşlarda evliliğe karşı olumsuz bir düşünce geliştirmelerine neden olabiliyor. Şiddetli kavga ve şiddet görüntüleri çocuklarda üç türlü etki bırakıyor:

Şiddeti modelleyip kendi hayatlarına taşıyanlar

Anne babanın aksine sakin bir hayata özlem duyanlar

Evlilikten kaçan ve aynı şeylerin başına gelebileceğinden endişe edenler.
DAVRANIŞLARIMIZIN İKİ BOYUTU VARDIR

Davranışlarımızın bir kısmı beşeri ilişkilerden, bir kısmı da inanç ve idallerden etkilenir. İnsanoğlu doğup büyüdüğü toplumun kültür ve inanç değerleriyle orantılı olarak belli davranış kalıpları geliştirir. Yani, inançlar, ideolojiler ve ihtiyaçlar birey ve toplumun davranışının oluşmasına yardımcı olur. İslam bunu helaller ve haramlar dairesinde kontrol altına alırken, ideolojiler bireyin egosu ile beslendiğinden kişinin nefsi heva ve heveslerini destekler ve bunu gerekçelendirir. Allahın dininden uzak yaşayan kimseler, dürtülerinin esiri olurlar.

Onlar, sadece haz ve lezzete önem verirler ve içgüdülerini tatmin etmenin dışında bir şeyle meşgul olmazlar. Bu durum kişinin yaşam tarzına ve davranışlarına da yansır ve egosantrik, benmerkezci insanlar ortaya çıkar. Hayatlarını bu minval üzere sürdüren kimseler, fiziksel olarak bir arada yaşasalar da, duygudaşlık olarak birbirlerine karşı mesafelidirler, menfaatleri için başkalarının sırtına basmaktan kaçınmazlar.

Oysa İslam, kişinin hangi ortamda yaşarsa yaşasın, Allah'ın karşısında, olduğunu unutmamasını ve davranışlarını buna göre belirlemesini öngörür. Peki bu, toplumun ve bireyin davranışsal olarak maddi ve ya manevi hayatında nasıl tezahür eder? Allah kitabında, davranışların alanını belirlemiştir. Doğal olarak inanan bir mümin için davranışın veçhesi, onun sorumluluklarıyla yakından ilgilidir. İnanan bir kişi sorumluluk sahibidir ve bunu bilir...

Müslümanın davranışları, helallar, haramlar, hayırlar doğrultusunda şekillenmektedir. Yani Allah kitabında, bir davranışımızın nasıl olması gerektiğini belirterek farzları, hayırları, iyiliği, erdemi, infakı, yardımlaşmayı, tebliğ yapmayı, ailemize, kendimize çevremize karşı nasıl davranacağımız açıklamaktadır. Kur'an da insanın zaafları da belirtilerek, onun iyi bir insan olması için neler yapması gerektiği belirtilir, bu konuda geçmişte yaşayan asilerin öyküleri örnek olarak verilir.

Kişinin yaşadığı topluma ve kendisine karşı da görevleri vardır ve bu görevler birbirleri ile yakınen ilişkilidir. İnsanın kendine karşı sorumluluğunu yerine getirmesi için kendini tanıması insanca yaşamanın kaidelerini bilmesi ve yaratıcısına olan sorumluluklarını yerine getirmesi gerekmektedir. Kendisini bilen, hakikati de bilir, nasıl yaşayacağını da bilir.

Zira kendini bilmek bilinçli olmayı gerektirir. Ancak kendini bilmek, batılı bir tabir olan, kendini gerçekleştirme unsurundan farklı bir anlam taşımaktadır. Zira, kendini gerçekleştirmek, kişinin yeteneklerini ortaya koyarak, etki oluşturabilmesini içerirken, kendini bilmek, insan olmak, sorumluluklarının farkına varmak anlamındadır. Dolayısıyla, kişinin kendine karşı en önemli görevi, istikamet üzere yaşamasıdır ki, eğer bunu başarabilirse hem yaratısına hem de yaşadığıtopluma karşı sorumluluklarını yerine getirir.



'·٠• [~~ Radyo ~ Mevlana ~~] •٠·'

İnstagram; _medinefm.net_

Twitter; @medine_fm

E-Posta; radyomevlana@hotmail.com
02-16-2013 09:18 PM
Tüm Mesajlarını Bul

Gönder  Cevapla 



Bebeklikten çocukluğa geçiş döneminde
Mesaj SecenekleriOnceki - Sonraki KonuAra / BulYer İmleri
Önceki Konu
Sonraki Konu
Digg thisPost! AddPost to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Addblinklist AddMongolia AddNetscape Newsvine Ekle Stumble


    »»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»

    Türkçe Çeviri :
    MyBB Türkiye, Powered by MyBB, © 2002-2013 MyBB Group