M e R S i N   M e V L a N a   R a D Y o S u

~ Hakkımızda ~ Radyo Playeri ~ Radyomuza Destek Veren Firmalar ~ İletişim ~ Radyo Kodu ~

                            

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
İnsan, nefsine karşı hep ciddi bir iradeyle
Konudaki Cevap Sayısı
0
Sonraki
Sonraki Konu
Konuyu Açan Kişi
admin
Görüntülenme Sayısı
705
Önceki
Önceki Konu
Gönder  Cevapla 
 
Değerlendir:
  • 1 Oy - 5 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
İnsan, nefsine karşı hep ciddi bir iradeyle
admin 
Administrator

Üye Bilgileri

Üye no: 1
Kayıt : Jun 2012
Rütbe : Administrators
Mesaj Sayısı : 11,597

Rep Puanlaması

Rep Ver:

Mesajlaşma Bilgileri

Mesaj: #1
İnsan, nefsine karşı hep ciddi bir iradeyle
İnsan, nefsine karşı hep ciddi bir iradeyle savaş vermeli ve ona kesinlikle teslim-i silah etmemelidir.
Tabir-i diğerle nefis, insanın boynuna bir gem vurup -bağışlayın- istediği yere götürebilecek derecede onu tesir altına almamalı ve insan böyle bir zaaf içinde bu denli tutarsız ve iktidarsız olmamalıdır.
Aslında insan, hiçbir zaman iradesiz olamaz ve olmamalıdır.
İnsan her zaman, içindeki vesveselere, kalbinin ihmaline ve duygularının duyarsızlığına karşı isyan içinde bulunmalıdır.

Ama bunlarla beraber, bir insanın yer yer düşmesi ve sürçmesi de fıtrat-ı beşeriyenin gereğidir.
Sahih bir hadiste Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), bir gün bu hakikate dair şöyle buyurmuşlardı:
"Hz. Âdem yanıldı, evlatları da yanıldı." (Tirmizi,
Tefsir (7) 8)
Binaenaleyh yanılma, unutma ve hata etme, fıtrat-ı beşeriyede mündemiç bir hakikattir.
Bu itibarla insanın yanılması her zaman ihtimal dâhilindedir.

Şu kadar vardır ki, kendisini umumiyetle iradeli ve dimdik ayakta tutabilenler daha az yanılırlar.
Kendini salıvermiş bir kimse ise, pek çok defa yüzüstü düşebilir ve kendini şeytanın esiri ve zebunu haline getirebilir.
Bu itibarla da yer yer nefs-i emmârenin bize çelme takması kaçınılmazdır.

-Allah, nefsin bu desiselerinden bizi muhafaza buyursun ama- mümin olan herkes ömrü boyunca bu çelmelere maruz kalacağını da asla unutmamalıdır.
Zira Efendimiz'in (aleyhissalâtü vesselam), Ka'b b. Malik'ten rivayet edilen sahih bir hadiste bildirdikleri gibi:
"Mümin, ekin gibidir. Rüzgâr onu eğriltir. Kimi zaman yıkar, kimi zaman doğrultur. Nihayet sonunda kalkar doğrulur. Kâfir ise kökü üzerinde dimdik duran 'erze' ağacı gibidir. Onu hiçbir şey eğriltemez. Nihayet devrilince de bir daha doğrulamaz." (Müslim, Sıfâtu'l-münafikîn, 69)

Binaenaleyh mümin, her zaman 'Aman Ya Rabbi!' deyip Allah'a koşar, kâfir ise gürül gürül ses çıkarmasına ve çok heybetli görünmesine rağmen bir kere yıkıldı mı bir daha doğrulamaz.
Bu manada mümin, düşse dahi kalkacak, yürüyecek ve yine Allah'a doğru olan yolculuğunu devam ettirecektir.
Her mümin, düşmeyi ve nefs-i emmâreye mağlubiyeti bu şekilde kabul etmelidir ki meselenin bir yönü bundan ibarettir.

Nefsine Güvenen Aldanmıştır

Diğer önemli bir yönü ise şudur:
İnsan nefsine karşı galebe çaldığını düşünürse -hafazanallah- işte o zaman aldanmış demektir.
Evet, bir insan "Artık ben nefsimi yendim, onun iğfâlât ve tesvîlâtından kurtuldum." diyorsa, o kimse aldanmıştır.
Buna mukabil insan ahir ömrüne kadar, içi
nde sürekli bir düşmanın bulunduğunu düşünüyor, bundan dolayı da korkuyor ve titriyorsa, bu da onun, Allah'ın lütf u keremiyle ilâhî bir emn ü eman içinde olduğunu gösterir.

Çünkü Efendimiz (sallallâhu aleyhi ve sellem), kudsi bir hadiste Cenab-ı Allah'ın iki emniyeti bir arada vermeyeceği gibi iki korkuyu da birden vermeyeceğini ifade buyurur. (Heysemî, Mecmau'z-Zevâid, 10/308)
Yani bu dünyada bir kimse adeta ödü kopuyor gibi, şeytanın kendisini her an baştan çıkaracağı ve baş aşağı cehenneme gidebileceği korkusuyla yaşıyorsa, Allah'ın izni, inayeti ve dilemesiyle o insan ahrette herhangi bir korkuya maruz kalmayacaktır.

Bunun aksine bir kimse, burada endişesiz ve korkusuz yaşıyor, arkasında şeytan bulunmuyormuş veya kendisini baştan çıkaracak, kundaklayacak bir nefsi yokmuş gibi rahat hareket ediyorsa -hafazanallah- o insan da ahrete ve kabre ait rahatını burada kullanıyor demektir.
Binaenaleyh bu manada, her iki tarafta emniyette olacağını düşünenler, büyük bir aldanmışlığın içinde olmalarına mukabil, her iki cihanda korku içinde olacağını zannedenler de yanlış düşünüyorlar demektir.

Hasan Basrî ve Şâh-ı Geylânî gibi din büyüklerinin evrâd-u ezkârına bakılabilse, bu zatların dünyada hep havf u haşyet içinde oldukları görülecektir.
Bir keresinde Şâh-ı Geylânî'nin evrâdını okuyan ve oldukça takvası da yerinde bir hoca kardeşimiz bana şöyle demişti:
"Büyük zâtların evrâd u ezkârlarını okurken bunların, 'Ben mahvoldum, yandım, bittim. Susuz bir insan cehennemde nasıl yanar ve kavrulur, çölde yapayalnız kalan bir insan nasıl vahşet içindedir, işte ben ondan daha beterim." şeklinde dualarında ifade ettikleri hususları biz kendimizde bulamıyoruz.
Şâh-ı Geylanî neden böyle diyordu?"
Aslına bakılacak olursa o mübarek kardeşimiz, "Çölde kalıp yanmamışız, vahşette hiç olmamışız, dolayısıyla biz bu duaları ne diy
e okuyalım?"a getiriyordu konuyu; ama o, bir noktada isabet etse de, başka bir noktada hem o hem de biz yanılıyorduk.
Aslında meseleye şöyle bakmalı ve şöyle düşünmeliyiz: "Şâh-ı Geylânî gibi bir zât bu mevzuda böyle derse, acaba bize ne demek düşer?"

Zira nefs-i emmâre çok ayyârdır.
İnsana bir tane üzüm yedirir, elli tokat vurur.
Dudağına bir kere bal sürüverir, fakat onu elli defa yüzüstü bırakır ve ömür boyu sürüm sürüm süründürür.
Bu itibarla nefsine karşı hep mağlup olacağını düşünen bir insan, düşmanını tanımış ve Rabb'isine sığınacağından dolayı, nefsine karşı emniyet içinde yaşayan bir insandan daha emin demektir.
Rabb'imiz -inşallah- nefsimiz gibi bir hasmımızı, bizlere idrak ettirir...

Ayrıca selef-i sâlihin, emniyeti ve ümitsizliği küfür saymışlar ve bir insanın nasıl olsa, "ben cennete gideceğim" diye kendini salmasına küfür dedikleri gibi, Allah'ın rahmetinden ümidini kestiğini ifade eden ve "ben cehenneme gideceğim, benim için kurtuluş yoktur" şeklindeki düşüncelerine de küfür nazarıyla bakmışlardır.
Bu ikisi arasındaki ölçüyü yakalama adına Hz. Ömer Efendimiz'e nispet edilen şöyle bir söz vardır:
"Eğer tek insan hariç bütün insanlar cehenneme gidecek deseler, rahmet-i ilâhîden ümit ederim ki o ben olayım. Yine bir insan hariç bütün insanlar cennete gidecek deseler korkarım ki o ben olayım."

Zaman-Kürsü



'·٠• [~~ Radyo ~ Mevlana ~~] •٠·'

Sosyal Medya Hesabı Kullanmıyoruz İletişim " radyomevlana@hotmail.com " 0546 497 38 69
05-14-2013 07:23 AM
Tüm Mesajlarını Bul

Gönder  Cevapla 



Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Gösterim: Son Mesaj
  şunlar kalitesiz insan'ın özelliğidir admin 0 627 06-29-2013 10:36 AM
Son Mesaj: admin
  Sen kadınlık duyguna karşı haysiyyetli ve admin 0 442 06-11-2013 10:15 PM
Son Mesaj: admin
  İhlas öyle bir yoldur ki ;bu yolu seçen ve bu yola sarılan İNSAN admin 0 578 03-14-2013 09:41 PM
Son Mesaj: admin
  Zahidlik Helale Karşı Olur. - Radyo Mevlana Menzil Sofusu 1 880 05-05-2012 10:46 AM
Son Mesaj: Menzil Sofusu

İnsan, nefsine karşı hep ciddi bir iradeyle
Mesaj SecenekleriOnceki - Sonraki KonuAra / BulYer İmleri
Önceki Konu
Sonraki Konu
Digg thisPost! AddPost to del.icio.us Bookmark Post in Technorati Addblinklist AddMongolia AddNetscape Newsvine Ekle Stumble


    »»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»»

    Türkçe Çeviri :
    MyBB Türkiye, Powered by MyBB, © 2002-2013 MyBB Group